Minibüs, Radyo ve Kominist Şeyler

Minibüs – Radyo – Canlı Yayın – Anadolu’nun bir yerinden bu canlı yayına telefonla katılan bir teyze.. “Bir şeyleri değiştirebilecek olsanız neleri değiştirmek isterdiniz?”   – Zenginle zengin evlenmesin. Zengin fakirle evlensin, fakirin karnı doysun isterim. Ben yönetici olsam böyle isderdim. Eşitler evlenmesin.Her şey herkese eşit pay edilsin!   – Böyle mi isterdiniz?   –

Hava Yine Güzeldi

Bakkaldan sigara almış eve dönerken, tekerlekli sandalyeli bir kadına rastladım. Motorlu sandalyesiyle tek başına kaldırımda ilerliyordu. Hızlıca yürüyüp yanından geçeceğim sırada, köşeye varmak üzere olduğunu fark edip biraz yavaşladım. Kaldırım, sokağın köşesinde yere ani, dik bir iniş yapıyordu. Üstelik kaldırımın darlığı ve hemen köşedeki apartmanın bahçesindeki ağacın dalları yüzünden, gelen arabaları görme imkanı da azalıyordu.

Görümcem

Geçen Almanya’dan görümcem aradı. Aman hep aynı şeyler be. Bana bir daha görümcem deme! Ne var gene niye sinirlendin? Sus Allah belanı versin senin! Bela okuma. Demin senden bahsediyorduk, kulağın mı çınladı? Anma adımı seni ruh hastası! Adını andık da güzel andık, iyidir dedik sen şimdi.. Görümce lütfen ama! İşten izin alayım ben sana görümceyi

Karga

Şu resimdeki karga kadim bir dostumdur. Arkadaki bina da bir zamanlar evim. Ve artık ağaçları çoktan gitmiş bahçem. Kediler, kuşlar, toprak.. bahçedeki herşeyle sohbet ederdim. Sonra bir hikaye gelirdi aklıma oturup yazardım. Bahçem gitti, yazı bitti. Sanki giden sadece bahçem değil kelimeler de gitmişti. Son zamanlarda apar topar bir film yapmıştım. Ne koparsam yanıma hatıra

Aman da Aman!

O sıralar 12 yaşında kızım, elinde 2 kedi yavrusuyla eve geldi. Bu iki kız kardeşi, arabanın birinin tekerinde birbirine sarılmış halde bulmuşlar. Bir de çamura bulanmışlar. Veteriner muayene etmiş, durumları iyi demiş. Miş miş miş… Anlattı durdu. Maksat eve almak. Önce lavoboda banyolarını yaptırdık. Havluyla kuruladık. En son evin ilk sahibi Sakız kızımıza bu yeni

Metafizik ve Diğer Şeyler

1986’dan beri bilgisayar işleriyle uğraşırım. Ancak, 97’de tanıştığım bir adam, bana bir işle sadece uğraşmanın yetmediğini, bir yol çizip onu izlemem gerektiğini öğretti. Boynuz kulağı geçti dese de o adam her daim ustam kalacaktır. Az yer, az konuşur. Sosyal ortamları sevmez. Zekidir. Sağlam adamdır. Korkusuzdur. Ciddir. Bugünkü mesleğimi edinmeme destek olan bu adam, benim için