Hepsi bu.

Demin kaldırımda yürür, elimde telefonumun fihristinden az sonra geyikle bayıltacağım bir kurban ararken, yakınlardan “ahh!” diye bir feryat yükseldi.   Karşı kaldırımda yerde yatan adamı, o sırada görüş menzilinde bulunan tek tük insandan en yakında olan kişi olarak ilk ben fark edip yanına koştum.   Adamcağız, sağ eliyle gözünün olduğu yeri tutmuş yerde yatıyordu..  

Her Şey Güzel Olacak

Midemde ufak bir ülser oluşmuş. Bildiğiniz yara. 1,5 ay çiğ sebze dahil bir sürü şey yasak. Pazardan kilosu 10 liraya 2 kilo bezelye aldım. Eve dönene kadar kilosu  15 lira olmuştur. Bezelyeleri ayıklarken boş durmamak için bilgisayarın karşısına oturdum, bir film açtım. Ne izlediğimi hatırlamıyorum ama ne düşündüğüm hala aklımda. … Yaş aldıkça ülser mülser

Kırmızı Çakmak

Akşam üstü eve döneceğim, dolmuşa doğru gidiyorum. Çakmak da çakmak cebinden kafasını uzatmış etrafı seyrediyor. Kırmızı. Karşıdan bir eleman abi çakmağını kullanabilir miyim deyince fark ettim.   Tabii dedim uzattım. Neyse dedim bari bankta oturayım trafik açılsın biraz. Kargaları seyrederim. Yargılamayın. Oturdum sarışın bi hatun geldi. Çakmağınızı kullanabilir miyim. Ne demek dedim. Çakmağı geri alınca

Kuşlara Dikkat

Akşam üstü bir arkadaşı ziyaret ettim. Ofisin kapısını açtım içeri girdim. Beni görmedi. Pencerenin önünde durmuş, iki elini pervaza yaslamış, önüne doğru gizemli karizmatik bir formatta bakıyordu.   Yaklaştım. Yanında durdum, pozunu hiç bozmadı. Aramızda 10 santim bile yoktu.   – Uln bir insan bu kadar mı görmezden gelinir. Yanağına bir öpücük kondurup gideyim bari.

Albatros’ta

Zerre abartı varsa dilim tutulsun, gözüm çıksın. Aynen böyle oldu.   20 yıl kadar oluyor. Büyükçekmece Albatros sahilde bir öğleden sonra plajda oturmuş, yüzmeyi bilenlerin denizde çılgınca eğlenmelerini husumetle seyrediyordum.   10 yaşlarında bir erkek çocuk denizden çıktı. 5 metre kadar ötemde kuma oturdu. Ayağından oluk gibi kan akıyor! Önce baktım anne babası filan koşar

Selin

Genç bir kadın, 2 küçük çocuk. Tenha bir yol, köşebaşı. Hanımla minibüs beklemek üzere aynı noktada durudunca rahatsız olup, köşeden uzaklaşıp az kenara gitti. Aynı noktada trafik ışıkları var. O sırada bi araba durdu. Şöför tek başına. Camı açıp bana seslendi;   – S.a. Bozüyük’e gitmek için sağa mı döneyim sola mı? – Valla biz