Her Şey Güzel Olacak

Midemde ufak bir ülser oluşmuş. Bildiğiniz yara. 1,5 ay çiğ sebze dahil bir sürü şey yasak. Pazardan kilosu 10 liraya 2 kilo bezelye aldım. Eve dönene kadar kilosu  15 lira olmuştur. Bezelyeleri ayıklarken boş durmamak için bilgisayarın karşısına oturdum, bir film açtım. Ne izlediğimi hatırlamıyorum ama ne düşündüğüm hala aklımda. … Yaş aldıkça ülser mülser

Metafizik ve Diğer Şeyler

1986’dan beri bilgisayar işleriyle uğraşırım. Ancak, 97’de tanıştığım bir adam, bana bir işle sadece uğraşmanın yetmediğini, bir yol çizip onu izlemem gerektiğini öğretti. Boynuz kulağı geçti dese de o adam her daim ustam kalacaktır. Az yer, az konuşur. Sosyal ortamları sevmez. Zekidir. Sağlam adamdır. Korkusuzdur. Ciddir. Bugünkü mesleğimi edinmeme destek olan bu adam, benim için

Üçyetmişbeş

Siyah, pahalı eşofmanı ve siyah güneş gözlükleriyle 60 yaş civarı bir abimiz dolmuşta yanıma denk geldi. Sol bileğinde bir stres bileziği, sağ bileğinde ayakkabım büyüklüğünde bir saat taşıyordu. Akranı sayılabilecek yaştaki şöför abimiz gaza bastı. Şöförün yüzündeki çizgiler, saçındaki aklar ve sesindeki parazit en az 30 yıldır bu meslekte olduğunu haber verir gibiydi. Yavaşça ilerledik.

Gelme Üstüme

Çeşitli nedenlerle yazmaktan uzak kaldım. Asrın kentsel dönüşüm hikayesi figürlerinden biri olmaktan hala kurtulamadım. Ama asıl sorun bu değil. Mouse kullanmak yüzünden oluşan sağ bileğimdeki hasar beni mahvetti. Yaz boyunca ben de oturup, bu küresel ekonomik çöküşte nasıl olup da ben hariç herkesin aylarca tatil yapabildiğini araştırdım. Şehir bana emanet gibiydi. Sakin bir ortamda çalışmalarımı

Kahraman

“Her insan, hayatında en az bir kez kahraman olur. Önemli olan, geri kalan zamanında o ana takılmadan yaşamak. Hayat boyu kahraman olduğun düşüncesiyle yaşamaya çalışırsan, bir gün seni de kurtaracak bir kahraman gerekir.” Üç saatlik yolculuğun sonunda trenden indim. İnsanlar uzaklaştı. Camı kırık Citizen saatime baktım. Sünnet hediyesi. Onbiri çeyrek geçiyordu. Yeni bir tane almanın

Mahalle Çocukları

Çocukken ne güzel mahalle savaşları yapardık. Gücü denk veya yakın 2 mahalle çocuk grubu, aramızda anlaşır, sonra bir bahane uydurur birbirimize girerdik. Nadiren uzak bir mahalle ile ciddi savaş kopardı. Ne kadar ün yaptığına bağlı olarak dış güçler sana karşı bilenirdi. Önce aramızdan iki sözcü seçer diğer mahalleye yollardık. Şartlar konuşulurdu. Taş yok, cam yok.