Doğduğum Ülke

Doğduğum ülke mi?   Nasıl tarif etsem size..   Sanırım 20 yıl kadar önceydi. Ailecek arabayla geziyoruz.   Trakya’da bir yerdeyiz. Ben bulurum deyip, adres sormadığım için kaybolduk doğal bir şekilde..   Bir ilçeye girdik, çıkamıyoruz. Hangi ilçe olduğunu o zaman da öğrenememiştik.   Sonunda, havanın kararmasına yakın bir saatte pes ettim. İlerde minibüsler gördüm.

Bir Yılbaşı Gecesi

Bir yılbaşı gecesi Noel Baba’nın yolu Nasreddin Hoca’nın evine denk gelir. Cumburlop bacadan aşağı düşer. Ortalık is toz içindedir. Yataktan fırlayan Nasreddin Hoca; – Naaptın muhterem! Yatağı yorganı ise buladın! Adam gibi kapıdan gelsene! diye çıkışır. NB- Hocam bizim olayımız bu. Bacadan girmem gerek. Dengemi kaybettim kusura bakma. “Düşmeseydim inecektim.” der. NH- Muhterem güzel dedin.

Salim Abi

Rahmetli Salim Abi’mi saygıyla anıyorum. Arkadaşla maç muhabbeti yaparken aklıma geldi. Bir anımı paylaşmak isterim. Herkes gibi halı saha maçları vazgeçilmezimizdi bir zamanlar. Şimdi yaşlandık… ama çok değil. Halı sahada rüzgar gibi estiğimiz dönemlerde Salim Abi de ara sıra bize katılırdı. Maça gelirken yanında 8-10 şişe birayla gelirdi. Büyüğümüz olduğu için O’nu kalede ağırlardık. Biz

Yunus

Dünkü “3 Ekim” yazımda bahsetmiştim. Dün İstanbul’u turladım. Beden ham olduğu için çok yoruldum. Bir de Yunus arkadaşımın çakmağı yürütmesine gıcık kaptım. Bugün yatakta tembellik yapmaya karar verdim. Kedilerimden biri, yatağın ucuna uzattığım ayağıma hırlarken kapı çaldı. Açtım. Değer verdiğim hayvansever bir komşumuz elinde minik bir tekirle kapıda duruyordu. Geçen gün bebeği veterinere götürmüştüm, tedavisi

3 Ekim

3 Ekim günü neler yaşadığımı yazacağım. Herkesin başına gelen sıradan bir günü. Evde çalışıyorum. Hatta odamda demem lazım. Odamdan çıkmaktan bile çekiniyorum. Çok gerektiğinde kısa yol, çok çok çok gerektiğinde uzun yol yaparım. Bugün, ertelemekte olduğum birkaç işi birleştirdim ve haritada olduğunda daha küçük görünen şehirde uzun bir yolculuk yaptım. İncirli’de fotoğraf makinemi teknik servise

Geçenlerde Bir Sahilde Uçarken

Geçen, uçarken dikkatimi çekti. Bir kadın sahilde tek başına uzanmış güneşleniyordu. Bu mevsimde fazla kimse kalmaz buralarda. Bir kayanın üstüne kondum. Aşağıda kum yok. Ufalanmış deniz taşlarından bir sahil var. Kumsallar benim uçuşumla yarım saat ötede kaldı. Kadın ara sıra kafasını kaldırıp, etrafını inceliyor, sonra tekrar yatıyordu. En az bir saat, beş dakika arayla hep