Gitmişsin

Saati açık unutmuşum Günler akıp gitmiş Sevdan kana karışmış Ama sen de gitmişsin

Bir Gün Sana Gelsem

bir gün sana gelsem, çok kez yaptığım gibi çenem düşse yine anlatsam hiç ilgilenmediğin şeyleri Yorulup gözlerim yere dökülse önünde hiç kızmasan hep yaptığın gibi bir gün yine sana gelsem baksan yüzüme hiç konuşturmadan kilitlesen dilimi gözlerinle tüm ilk seferlerde olduğu gibi görünse dünya! Bıraksam kendimi o an bir ömür boyu teslim olsam gözlerinin merhametine

Yetmez Bilirim

Bir tek adın var sanıyordum Yaşadıkça bildim Geç kalan, erken gelen Hızlı, yavaş, yerli, yersiz Bir yüzün yok göstermeye Belki alıp geri vermediklerinin suçluluğundan Yetmez bilirim anlamaya ömrüm Kimseye yaranamadığın için mi bu kadar soğuksun ölüm? Belki bir yüzün, bir sesin, belli bir ismin olsaydı tanıyabileceğimiz, yapamazdın işini. Bir cellat gibi yüzünü gizlemesen alamazdın sevilenleri.

Seni Düşündükçe Ben

Seni düşündükçe ben kağıt kalemle daha bir dost oldum toprakta ara iken seni yine kendimde buldum Gittiğin günden beri sayfalar dolusu yazdım Biraz senden biraz benden biriktim bir kitap oldum

Sizin Gözlerinizde

Sizin hoş bir gülüşünüz vardı gözlerinizde severdim Sevmesem ölürdüm Sizin güzel sözleriniz vardı yine gözlerinizde dinlerdim Duymasam ölürdüm Birikince kupkuru kelimeler gözbebeklerinizde ansızın sustu gözleriniz Merakta kaldı yüreğim bir sonraya Alıp onları acıtırlar diye dizemiyorum artık mısraya

Gördüm

Öyle bir bakar ki gözlerinin içine aniden Şiir yazmaktan başka çare bırakmaz insana Mısralar okursun telaşa kapılıp henüz bitirmediğin şiirlerden Sonra fark eder ve söylersin kendi kendine “Tüm şairlerin öldüğü yeri gördüm az önce”