Hiç İstemediğim

Senin olanı hiç istemedim. Hep istediğim anlam katmandı benim olana Benden hep almanı istedim ne varsa Sen, benden almanı istemediğim tek şeydin Yaşanan her gün Yaşadığın tek gündür aslında Dünü özleyip yarını bekleme boşuna

Yalınayak

Bir süre yan yana yürüdük Sonra O gitti Peşinden gitmek istedim, yolda yalnız benim ayak izlerim vardı Ya benimle hiç yola çıkmadı Ya gideli çok oldu. Yine de geri dönmek istediğimde kendi ayak izlerim bile gitmişti. Kenarda duran ayakkabıları fark ettim. Bir mezarlık gibiydi. Benden önce çok kimse gelmişti buraya. Ya bir tekini ya da

Yıllar

Aahh ah! dediğinde rahmetli dedem eski bir evin önünde durmuş seksen yaşında sesi Arnavut kaldırımından sekip on yaşında kulağıma gelmişti Bugün ben de ellisine dayanmış gözlerimle Aaah ah! dedim dut ağacına Elli yıldır dutuyla öpmüş dudaklarımızı Bir sene daha olmayacak O dudaklar başka dutta eminim aynı tadı bulamayacak.. İnsan günübirlik. Oysa diğer hemen herşey kalıcı.

Seni Sevmezdim De..

Seni sevmezdim de boşluğuma geldin Bir rüzgar esti bulutların arasından seni gördüm bana bakarken dün akşam mendirekte Sotaya yatmış elimde şarap Bana bakıyordum gri gökyüzünde Ufak bir rüzgar yetti koca gri bulutlarıma içimden sen çıktın bana bakarken Seni sevmezdim seni sevmezdim de.. öyle göz gözeyken seninle güneş de çok güzel battı üstüne seni sevmezdim de

Giderken Yanacağım

İstemesek de öleceğiz bir gün. Ya aniden Ya ayrılıyor olmanın farkına varıp yavaşça.. Gittiğim yer cehennem değilse bile giderken mutlaka yanacağım. Gitmeden cennetine al beni

Benim işim Değil Savaşmak

Belki birazdan kalemi bırakıp savaşmaya gideceğim Ömrüm boyu inandıklarıma ihanet edeceğim Belki savaşmaya direnirken ölüp gideceğim bir sokak ortasında şanslıysam kendi yatağımda Benim işim değil savaşmak Tercih yapmaya zorlanacağım nefes alanlar arasında Yine de bir tercih göremeyeceğim Savrulanlar ve savuranlar arasında Nefes alan ne varsa ne iz varsa kendilerini yaratandan düşman oldular aksini haykırarak Koca